Salgın döneminde alerjik belirtilere sıkça rastlıyoruz. Covid 19 ile benzer belirtileri gösteren alerjik hastalıkları ayırt edebilmek önem arz ediyor. Bu belirtilerin koronavirüs ile benzerlikleri karıştırılmamalıdır. O halde “Koronavirüs mü? Alerji mi?

Alerjisi olan kişilerde nefes darlığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, burun kaşıntısı, sık hapşırık, geniz akıntısı, gözlerde, damakta ve kulakta kaşınma gibi belirtiler verebilir.

Koronavirüsü ile alerji arasındaki fark, ateş belirtisidir. Alerjik öksürüklerde, hapşırıklarda ve boğaz ağrılarında ateş şikayeti yaşanmamaktadır.

Alerjisi olanların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve bulundukları ortamı sık sık havalandırmaları gereklidir.

Alerji ilacı kullanan kişiler, ilaçlarını kullanmaya devam edebilirler. Ancak kortizon (Steroid) içeren burun spreylerinin bu dönemde kullanımı önerilmemektedir.

Nefes darlığı ve öksürüğe ek olarak ateş belirtisi var ise, maske takarak bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir.


Tartışma

Çalışmamızda, kayak yaralanmalarının erkeklerde daha sık görülmesi, diğer çalışma bulgularıyla oranları dışında uyum göstermektedir. Örneğin; bizde %53.8 olan erkeklerin yaralanma oranını Sahlin %67, Figueras %61 .7, Ungerholm %62 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda kadınlarda , erkeklere yakın oranda yaralanmaların görülmesi, toplumumuzda bu sporun kadınlar arasında da yaygınlaştığını göstermektedir. Yaralanmaların çoğunlukla 21-40 yaş grubunda görülmesi, kayak sporunun bu yaş grubunda daha yaygın olarak yapıldığını ortaya koymaktadır. Yaralanma etkenlerinden, kayak bağlantılarının düşme sırasında atmamasına bağlı olarak saptadığımız %56.9 oranındaki yaralanma oranı, Ungerholm ve Matter’in oranlarıyla yakınlık göstermektedir. Örneğin; bu oranı Ungerholm %57, Matter %64 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda, kiralık kayak kullanımına bağlı saptadığımız %64.9 oranındaki yaralanma oranı, ülkemizde kayak yaralanmalarında, bakımsız, uygunsuz kiralık kayak kullanımının önemli bir etken olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamızda, yaralanmaların %86.8 gibi yüksek bir oranda tecrübesiz kayakçılarla görülmesi, diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %93, Ungerholm ise %7S olarak bildirmiştir. Yaralanmaların daha çok (%8S.4) iyi hava koşullarında oluşma nedeninin, aşırı kalabalık pistlere, kayma süresinin artması ile dikkatin azalmasına ve gelişen fiziksel yorgunluğa bağlı olduğu kanısındayız. Beş yılı kapsayan çalışmamızda %70.2 oranında saptadığımız yumuşak doku yaralanması oranı, diğer çalışma bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Örneğin; bu oranı Johnson %76.6, Geyer %52, Matter %S1.4 olarak bildirmişlerdir. Yumuşak doku yaralanmalarının %60.8 oranında daha çok diz ekleminde gözlememiz, Geyer’in bulgusuyla uyum göstermektedir. Örneğin; Geyer bu oranı %63 olarak bildirmiştir. Yumuşak doku yaralanmalarının daha sık olarak diz ekleminde görülme nedenlerinin, iyi kayak malzemelerinin kullanılmamasına, özellikle tecrübesiz kayakçıların dizleri aşırı valgusa zorlayan kar sapanı tarzında kaymalarına bağlı olduğu kanısındayız. Kırıkların, daha sık olarak alt ekstremitelerde görülmesi (%62.6), diğer çalışma bulgularını desteklemektedir. Örneğin bu oranı Matter %86, Johnson %S8 olarak bildirmiştir. Kısa kayak botlarının neden olduğu klasik kayak kırığı olarak tanımlanan ve %22.3 oranında saptadığımız dış malle olfibula cisim kırık oranını, çalışmamızla uyumlu olarak Westlin %22, Matter %1 7 olarak vermiştir. Günümüzde kullanılan yüksek botlarda görülen tibia orta cisim kırığı oranı çalışmamızda %5O.9 olarak saptanmıştır. Matter bu oranı %65 olarak bildirmiştir. Çalışmamızda alt ekstremiteye göre daha düşük oranda (%37.4) saptadığımız üst ekstremite kırık oranını, Johnson %42, Matter ise %14 olarak bildirmiştir. Bu farklı sonuçlara, hava ve pist koşullarının neden olduğu kanısındayız. Çalışmamızda özellikle omuz yöresini kapsayan ve %6 olarak saptadığımız çıkık oranı, Johnson’un sonuçlarını desteklemektedir. Örneğin; Johnson bu oranı %7.4 olarak vermiştir.

Sonuç

1. Tecrübesiz kayakçılarda, iyi hava koşullarında, kiralık kayak kullananlarda yaralanma olasılığı yüksektir.

2. Yaralanmalar daha çok düşme sonucu olmaktadır.

3. Yumuşak doku yaralanması en sık yaralanma türü olup, sıklıkla diz bölgesin de görülmektedir.

4. Kırıklar sıklıkla alt ekstremitede ve tibia orta cisimde oluşmaktadır.

Kaynak: Acta Orthop Traumatol Turc 27,107-109,1993

Öner Gedikoğlu, Ufuk Aydınlı, Ömer Faruk Bilgen, Bartu Sarısözen